Ridley Scott bilim kurguya geri dönüyor. Alien, Blade Runner ve The Martian gibi filmlerle türün farklı dönemlerine damga vuran yönetmenin yeni filmi The Dog Stars, bu kez kıyamet sonrası bir dünyada hayatta kalmaktan çok insan kalabilmekle ilgileniyor. 20th Century Studios’un 28 Ağustos 2026’da vizyona çıkaracağı film, Peter Heller’ın 2012 tarihli aynı adlı romanından uyarlandı.
Filmin merkezinde Jacob Elordi’nin canlandırdığı Hig var. Büyük bir salgının ardından çöken dünyada Hig, eski asker Bangley ile birlikte terk edilmiş bir havaalanında yaşamını sürdürüyor. İkili kendilerine güvenli sayılabilecek bir düzen kurmuşken, Hig’in duyduğu gizemli bir radyo sinyali onu bilinmeyene doğru yola çıkmaya itiyor. Josh Brolin’in Bangley rolünde yer aldığı filmde Margaret Qualley, Guy Pearce, Benedict Wong ve Allison Janney de kadroda bulunuyor. Senaryoyu The Revenant ve Twisters ile tanınan Mark L. Smith kaleme aldı.
Bilim kurgunun Hollywood dışındaki farklı damarlarına bakmak isteyenler, Mutlaka İzlemeniz Gereken 12 Avrupa Bilim Kurgu Filmi seçkimize de göz atabilir.
Ridley Scott Bu Kez Kıyametin İçinde Umut Arıyor
The Dog Stars’ı benzer kıyamet sonrası filmlerden ayırabilecek asıl nokta, Scott’ın hikâyeye yaklaşımı gibi görünüyor. Yönetmen Reuters’a verdiği röportajda, filmi başka bir zombi hikâyesine dönüştürmek istemediğini ve böylesine karanlık bir dünyada iyimserliğin gerekli olduğunu söylüyor. Scott için mesele yalnızca insanların nasıl hayatta kaldığı değil; yaşamaya devam etmek için neye ihtiyaç duydukları.
Bu tercih filmin resmî tanıtımındaki “hayatta kalmak içgüdüdür, insanlık ise bir seçim” fikriyle de örtüşüyor. Hig’in radyo sinyalinin peşine düşmesi, güvenli alanını terk edip başka insanlarla yeniden bağ kurma ihtimalini seçmesi anlamına geliyor. Bu yönüyle The Dog Stars, yalnızlık ve hayatta kalma üzerine kurulu klasik kıyamet anlatısını daha duygusal bir yere çekebilir.
Jacob Elordi ve Josh Brolin Filmin Merkezinde
Jacob Elordi son yıllarda büyük yapımlarla bağımsız projeler arasında gidip gelen bir kariyer çizgisi oluşturdu. The Dog Stars ise oyuncuyu çok daha fiziksel ve yalnız bir karakterin merkezine yerleştiriyor. Resmî fragmanda Hig’in hem doğayla hem de çevresindeki tehditlerle mücadele ettiği görülürken, Bangley ile ilişkisi filmin temel çatışmalarından biri olacak gibi duruyor.
Josh Brolin’in çekim süreciyle ilgili anlattıkları ise Ridley Scott’ın çalışma biçimine dair ilginç bir ayrıntı veriyor. Brolin, Scott’ın prova yapmadan ilerleyen ve aynı anda birden fazla kamera kullanan yöntemine ilk başta uyum sağlayamadığını, hatta projeden ayrılmayı düşündüğünü söyledi. Ancak çekilen görüntüleri izledikten sonra fikrinin tamamen değiştiğini ve deneyimi kariyerinin en yaratıcı çalışmalarından biri olarak gördüğünü belirtti.

Peter Heller’ın Romanından Sinemaya
Film, Peter Heller’ın 2012’de yayımlanan The Dog Stars romanından uyarlanıyor. Kitap, büyük bir salgının ardından hayatta kalan Hig’in köpeğiyle ve sert mizaca sahip Bangley ile birlikte kurduğu yaşamı anlatıyor. Romanın temelinde aksiyondan çok yalnızlık, kayıp ve yeniden bağ kurma isteği bulunuyor.
Reuters’a göre Heller da uyarlamanın romanın duygusal yapısını koruduğunu düşünüyor. Scott’ın özellikle hikâyedeki umut duygusuna odaklanması, filmin kaynağıyla arasındaki en önemli bağlardan biri olabilir. Yapımın büyük bölümü İtalya’da gerçekleştirildi ve film geniş doğa görüntüleriyle kıyamet sonrası dünyanın boşluğunu öne çıkarıyor.
The Dog Stars Ne Zaman Vizyona Girecek?
20th Century Studios’un resmî sayfasına göre The Dog Stars, 28 Ağustos 2026’da sinemalarda gösterime girecek. Film R yaş sınırı derecesine sahip ve stüdyo tarafından gerilim türünde sınıflandırılıyor.
Londra’daki dünya prömiyeri 20 Ağustos’ta gerçekleştirildi ve ilk tepkiler filmin Ridley Scott’ın son dönem çalışmalarına kıyasla daha sakin ve duygusal bir çizgide ilerlediğine işaret ediyor. Ancak geniş çaplı eleştiriler henüz yayımlanmadığı için, filmin genel değerlendirmesini vizyon sonrasına bırakmak daha doğru.
Ridley Scott İçin Farklı Bir Kıyamet Hikâyesi
The Dog Stars ilk bakışta Ridley Scott’ın daha önce defalarca dolaştığı bilim kurgu ve hayatta kalma alanlarına geri dönüşü gibi görünebilir. Ancak bu kez odakta devasa dünyalar, teknolojik keşifler ya da insanlığın geleceğine dair büyük fikirlerden çok daha küçük bir soru var: Her şey çöktüğünde insanı hayatta tutan şey gerçekten nedir?
Filmin asıl sınavı da burada olacak. Eğer Scott, Peter Heller’ın romanındaki yalnızlık duygusunu büyük ölçekli aksiyonun altında ezmeden koruyabilirse, The Dog Stars yalnızca bir kıyamet sonrası gerilim filmi değil, yönetmenin son dönemindeki daha kişisel çalışmalarından biri olabilir.


