Kara mizah dizileri, karanlık olayları yalnızca komik hale getirmekle yetinmez; çoğu zaman bencil, kibirli, suçlu ya da kendi hayatını sabote etmeye fazlasıyla yatkın karakterlerin kötü kararlarından mizah çıkarır. Bu yüzden bu türde asıl eğlence, karakterlerin başına gelenlerden çok, çoğu felaketi kendi elleriyle yaratmalarını izlemekte yatar.
Bu seçkide de sınırı burada çizdik. Fleabag, Barry, Veep ve Peep Show gibi diziler birbirinden çok farklı dünyalarda geçse de ortak noktaları benzer: karakterler çoğu zaman ne yaptıklarının farkında, hatta bazen yanlış yaptıklarını biliyorlar; yine de daha kötü seçeneğe yönelmekten geri durmuyorlar. Politik hiciv, suç, ilişkiler, işyeri rezaletleri ve kişisel çöküş aynı kara komedi damarında buluşuyor.
Liste yalnızca “karanlık konulu komedi dizileri” toplamı değil. Buradaki dizilerin çoğunda mizah, ahlaki zaaflardan, utanç verici kararlardan ve insanların kendilerini olduğundan daha iyi görme çabasından doğuyor. Bu da onları sıradan komedilerden daha acımasız, daha rahatsız edici ve çoğu zaman çok daha eğlenceli hale getiriyor.
10 Patriot (2015–2018)

İstihbarat görevlisi John Tavner, İran'ın nükleer programını engellemeye yönelik gizli bir operasyon için Milwaukee'deki bir boru şirketinde orta düzey çalışan kimliğine bürünür. Sorun, John'un zaten tükenmiş durumda olması ve görev ilerledikçe her küçük aksiliğin yeni bir felakete dönüşmesidir. Bürokrasi, aile baskısı ve casusluk görevleri aynı anda hayatına çöker.
Patriot casusluk hikâyesini kahramanlık gösterisine çevirmek yerine işi gerçekten yorucu, saçma ve çoğu zaman küçük düşürücü gösteriyor. Michael Dorman'ın neredeyse sürekli çökmüş görünen John'u, çevresindeki insanların beceriksizliği ve kurumsal prosedürlerle birlikte dizinin kara mizahını taşıyor. John'un söylediği iç karartıcı folk şarkıları bile görev raporu gibi çalışıyor.
Dizinin komedisi, insanların büyük planlar kurarken en basit şeyleri bile doğru yapamamasından çıkıyor. Patriot casusluk türünü ciddiye alıyor ama o dünyanın profesyonellik görüntüsünü sürekli sabote ediyor; bu yüzden listedeki en sakin ama en özgün kara komedilerden biri.
9 The Thick of It (2005–2012)

Britanya hükümetinin koridorlarında bakanlar, danışmanlar ve iletişim ekipleri sürekli yeni krizlerle uğraşır. Basit bir açıklama, yanlış kullanılan tek kelime veya kötü hazırlanmış bir basın toplantısı birkaç dakika içinde siyasi felakete dönüşebilir. Herkes kendi koltuğunu korumaya çalışırken hükümet yönetmek çoğu zaman ikinci planda kalır.
Armando Iannucci siyaseti büyük ideolojik tartışmalardan çok ego, korku ve beceriksizlik üzerinden komikleştiriyor. Peter Capaldi'nin Malcolm Tucker'ı tehdit, hakaret ve panik yönetimini bir iletişim stratejisine dönüştürürken çevresindeki politikacılar çoğu zaman ne söylediklerini bile bilmiyor. Diyalogların hızı ve karakterlerin birbirlerini kurtarmak yerine batırmaları dizinin en belirgin tarafı.
The Thick of It'te kötü kararlar yalnızca kişisel utanç yaratmıyor; ülke yönetimine kadar uzanıyor. Siyasi sistemin ciddi görüntüsünün altında ne kadar çok korkaklık ve kariyer hesabı bulunduğunu gösteren dizi, modern politik kara mizahın en sert örneklerinden biri.
8 Review (2014–2017)

Televizyon eleştirmeni Forrest MacNeil film, kitap ya da restoran incelemek yerine hayat deneyimlerini puanlar. İzleyiciler ona boşanmak, bağımlı olmak, suç işlemek veya tamamen anlamsız başka deneyimler gönderir; Forrest da mesleki ciddiyetle hepsini gerçekten yaşamaya çalışır. Program ilerledikçe bu görevler özel hayatını sistemli biçimde yok etmeye başlar.
Andy Daly Forrest'ı aptal gibi oynamıyor; tam tersine karakterin yaptığı şeyin önemli olduğuna duyduğu sarsılmaz inanç komediyi daha karanlık hale getiriyor. Her yeni inceleme ona bırakması için açık bir fırsat sunarken Forrest programına biraz daha bağlanıyor. Özellikle kişisel hayatının yıkıldığı anlarda bile kameraya dönüp puan vermesi dizinin acımasız mizahını özetliyor.
Review, kötü kararların birbirini nasıl beslediğini neredeyse matematiksel bir kesinlikle gösteriyor. Forrest'ın başına gelenlerin büyük bölümünün sorumlusu yine Forrest olduğu için ona üzülmekle ona kızmak arasında kalmak dizinin en eğlenceli taraflarından biri.
7 The Curse (2023–2024)

Yeni evli Whitney ve Asher Siegel, New Mexico'daki Española kasabasını çevreci evlerle dönüştürdükleri bir televizyon programı çekmektedir. Çift kendilerini sosyal açıdan duyarlı ve iyi niyetli insanlar olarak göstermeye çalışırken yapımcı Dougie kameranın önünde ve arkasında bu görüntüyü sürekli zorlar. Küçük bir olayın ardından Asher uğursuz bir lanetin peşine düşer.
The Curse komediyi seyircinin rahatça gülebileceği anlar yerine utançtan kaçmak isteyeceği durumlarda buluyor. Emma Stone'un Whitney'i kendi ayrıcalıklarının farkında olduğunu kanıtlamaya çalıştıkça daha yapay, Nathan Fielder'ın Asher'ı ise sevilebilir görünmeye çalıştıkça daha rahatsız edici hale geliyor. Reality televizyonunun kamera karşısındaki sahte samimiyeti bütün ilişkilere bulaşıyor.
Karakterlerin kendilerini iyi insanlar olarak görmeleri ile davranışlarının söylediği şey arasındaki uçurum dizinin ana mizah kaynağı. The Curse kolay izlenen bir komedi değil ama ahlaki gösteriş, sınıf ve televizyon kültürü üzerine kurduğu rahatsızlık hissi oldukça kendine özgü.
6 Search Party (2016–2022)

Dory Sief, üniversiteden pek de yakın olmadığı Chantal'ın kaybolduğunu öğrenince olayı çözmeyi kendisine görev edinir. Sevgilisi Drew ve arkadaşları Elliott ile Portia başlangıçta isteksizce bu arayışa katılır. Fakat grubun merakı kısa süre içinde gerçek bir soruşturmaya, ardından da verdikleri kötü kararların sonuçlarından kaçmaya çalıştıkları çok daha büyük bir karmaşaya dönüşür.
Search Party'nin en iyi şakası, karakterlerinin kendilerini yaşadıkları her olayın merkezinde görmeleri. Alia Shawkat'ın Dory'si başta anlamlı bir amaç arıyormuş gibi görünürken giderek kendi hikâyesine aşırı inanan birine dönüşüyor. John Early'nin Elliott'ı ve Meredith Hagner'ın Portia'sı da grubun narsisizmini sürekli yeni seviyelere taşıyor.
Dizi her sezon başka bir türe yaklaşsa da karakterlerin yanlış karar verme yeteneği hiç değişmiyor. Search Party, suçun ve felaketin ortasında bile kendileriyle ilgilenmeyi sürdüren bir arkadaş grubunu izlemekten doğan çok özel bir kara mizah kuruyor.
5 It's Always Sunny in Philadelphia (2005–)

Philadelphia'daki Paddy's Pub'ı işleten Dennis, Dee, Mac, Charlie ve Frank çoğu zaman barla ilgilenmek yerine kendi çıkarları için anlamsız planlar kurar. Para kazanmak, popüler olmak, birinden intikam almak ya da yalnızca haklı olduklarını kanıtlamak için attıkları her adım genellikle durumu daha kötü hale getirir.
Dizinin yıllardır çalışmasının temel nedeni karakterlerinin neredeyse hiç ders almaması. Dennis'in kendine hayranlığı, Mac'in sürekli değişen kimlik gösterileri, Charlie'nin kaotik mantığı ve Frank'in sınır tanımaması aynı grubun içinde birbirini besliyor. Dizi ahlaken sorunlu karakterleri sevimli hale getirmeye çalışmak yerine onların kötülüğünü mizahın doğrudan parçası yapıyor.
It's Always Sunny in Philadelphia kötü insanların kötü kararları fikrini en saf haliyle kullanan dizilerden biri. Karakterlerin her bölümde biraz daha dibe vurabilmesi ve buna rağmen kendilerini hâlâ haklı görmeleri, kara komedinin burada neden hiç tükenmediğini açıklıyor.
4 Veep (2012–2019)

Eski senatör Selina Meyer, ABD Başkan Yardımcısı olduğunda görevin hayal ettiği kadar güçlü ya da prestijli olmadığını fark eder. Çevresindeki danışman ekibiyle birlikte sürekli siyasi krizleri yönetmeye, medyada iyi görünmeye ve kariyerinin bir sonraki adımını hazırlamaya çalışır. Attıkları her hamle ise çoğu zaman yeni bir krizi beraberinde getirir.
Julia Louis-Dreyfus Selina'yı yalnızca beceriksiz bir politikacı olarak değil, başarı uğruna neredeyse her şeyi feda edebilecek kadar hırslı biri olarak oynuyor. Tony Hale, Anna Chlumsky ve Matt Walsh'ın da dahil olduğu ekipte herkes birbirini kullanıyor, aşağılıyor veya ilk fırsatta satmaya hazır bekliyor. Diyalogların acımasızlığı dizinin temposunu hiç düşürmüyor.
Veep siyaseti idealizmden tamamen arındırıp kariyer hesabı, kibir ve korku üzerinden anlatıyor. Selina yükselmeye çalıştıkça daha iyi biri olmak yerine daha kötü birine dönüşüyor; dizinin kara mizahı da tam olarak bu ahlaki çöküşten çıkıyor.
3 Barry (2018–2023)

Ortabatı'da çalışan kiralık katil Barry Berkman, bir hedefi takip ederek Los Angeles'taki oyunculuk dersine girdiğinde hayatında ilk kez başka bir gelecek ihtimali görür. Oyuncu olmaya karar verir fakat eski patronu Fuches, Çeçen mafyası ve işlediği suçlar onu bırakmaz. Barry yeni bir insan olmaya çalışırken eski yöntemlerine dönmeye devam eder.
Bill Hader'ın performansı dizinin komediyle şiddet arasındaki dengesini taşıyor. Barry kendisini iyi biri olmaya çalışan kurban gibi görse de sorunlarını çözmek için tekrar tekrar cinayete başvuruyor. NoHo Hank'in neşeli suç dünyası ve Gene Cousineau'nun oyunculuk egosu da dizinin karanlığını tuhaf biçimde daha komik hale getiriyor.
Barry'nin trajedisi, karakterin değişmek istemesi ama değişmenin bedelini hiçbir zaman gerçekten ödemek istememesi. Dizi ilerledikçe komedi daha karanlık hale geliyor; yine de insanların kendi kötülüklerini nasıl gerekçelendirdiğine dair mizahını hiç kaybetmiyor.
2 Peep Show (2003–2015)

Londra'da aynı daireyi paylaşan Mark Corrigan ile Jeremy Usborne birbirlerinden tamamen farklı görünür. Mark düzenli bir iş ve normal bir hayat isterken Jeremy müzik kariyeri hayali kurar ve sorumluluktan kaçınır. Fakat ikisi de ilişkiler, iş hayatı ve arkadaşlık konusunda sürekli kendi çıkarlarını öne koyarak hayatlarını daha karmaşık hale getirir.
Peep Show karakterlerin iç sesini doğrudan duyurmaya başladığında sıradan sosyal durumlar bile felakete dönüşüyor. David Mitchell'ın Mark'ı dışarıdan kontrollü görünürken kafasının içinde kıskançlık, korku ve küçüklük hesaplarıyla uğraşıyor; Robert Webb'in Jeremy'si ise kötü fikirlerini düşünmekle kalmayıp çoğu zaman gerçekten uyguluyor. Birinci şahıs kamera kullanımı utanç duygusunu daha da yakına getiriyor.
Mark ve Jeremy'nin çoğu sorunu dışarıdan gelmiyor; kendileri yaratıyor. Peep Show'un yıllar boyunca bu kadar güçlü kalmasının nedeni, karakterlerinin küçük bencilliklerini ve sosyal rezaletlerini olağanüstü bir açıklıkla komediye çevirmesi.
1 Fleabag (2016–2019)

Londra'da küçük bir kafe işleten Fleabag, aile ilişkileri, başarısız romantik deneyimler ve geçmişindeki ağır bir kayıpla uğraşırken hayatını çoğu zaman mizahla geçiştirmeye çalışır. Ablası Claire, babası ve her fırsatta onu küçümseyen vaftiz annesiyle ilişkileri zaten zorken Fleabag'in kendi dürtüsel kararları işleri daha da karmaşık hale getirir.
Phoebe Waller-Bridge'in kameraya dönüp seyirciyle konuşması dizinin en tanınan özelliği ama bu yalnızca komik bir numara olarak kalmıyor. Fleabag utandığı, yalan söylediği veya bir şeyden kaçtığı anda seyirciyi kendisine ortak ediyor. Sian Clifford ile kurduğu kardeş ilişkisi ve Olivia Colman'ın pasif agresif Godmother'ı sayesinde aile sahneleri küçük sözlü savaşlara dönüşüyor.
Fleabag karakterinin kötü davranışlarını saklamadan ona yakın kalmayı başarabilen ender dizilerden biri. Mizah ile suçluluk, bencillik ile yas birbirinden ayrılmıyor; tam tersine aynı karakterin içinde sürekli yan yana duruyor. Kara mizahın hem çok komik hem de gerçekten acı verici olabileceğini en iyi gösteren dizilerden biri.



Bu Temada Devam Et
70’lerin En Komik Filmleri: Sisteme Kafa Tutan 15 Hiciv ve Kara Komedi
Ölümle Çalışmak: Cenaze Görevlilerini Konu Alan 7 Film
Netflix’te Şu Anda Bulunan En İyi Komedi Filmleri
En İyi Fransız Komedi Filmleri: Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Yapım