Güney Kore seri katil filmleri, polisiye soruşturmayı yalnızca suçlunun kimliğini bulmaya indirgememeleriyle ayrı bir yerde duruyor. Türün güçlü örneklerinde cinayetlerin çevresinde polis teşkilatının hataları, intikam arzusu, medya gösterisi, sınıfsal gerilimler ve adalet sisteminin sınırları da dolaşıyor. Sonuç, klasik katil-avcı formülünden çok daha karanlık ve ahlaken huzursuz edici hikâyeler olabiliyor.
Bu seçkide yalnızca seri katil temasını gerçekten merkezine alan Güney Kore yapımlarına yer verdik. Bong Joon-ho’nun modern klasiği Memories of Murder ve Na Hong-jin’in acımasız The Chaser‘ı gibi bilinen filmlerin yanında, H ve Diary of June gibi daha az konuşulan örnekler de var. Sıralama IMDb puanına göre değil; filmlerin sinemasal gücü, tür içindeki yeri ve listeye kattıkları farklılık gözetilerek yapıldı.
10. V.I.P. (2017)

IMDb: 6.6/10
Yönetmen: Park Hoon-jung
Oyuncular: Jang Dong-gun, Kim Myung-min, Lee Jong-suk, Park Hee-soon
Kuzey Kore’nin üst düzey isimlerinden birinin oğlu olan Kim Gwang-il, farklı ülkelerde işlenen seri cinayetlerin şüphelisidir. Ancak Gwang-il sıradan bir cinayet zanlısı değildir; siyasi konumu ve istihbarat örgütlerinin çıkarları onu dokunulması zor bir hedefe dönüştürür. Güney ve Kuzey Kore’den görevliler ile uluslararası aktörlerin aynı adam etrafında farklı hesapları olması, soruşturmayı hızla politik bir güç mücadelesine çevirir.
V.I.P.‘nin en güçlü tarafı seri katil anlatısını devlet kurumları ve siyasi dokunulmazlık üzerinden genişletmesi. Lee Jong-suk alışılmış ekran personasından uzak, soğuk bir karakter kurarken Kim Myung-min ve Park Hee-soon soruşturmanın farklı cephelerini temsil ediyor. Buna karşılık filmin kadınlara yönelik şiddeti kullanma biçimi oldukça sert ve eleştiriye açık; şiddetin bazı anlarda anlatısal işlevinden fazla teşhir edildiği hissediliyor.
Bu kusuruna rağmen film, katilin yalnızca polisten kaçmadığı; devlet çıkarları tarafından da korunabildiği bir senaryo kurmasıyla seçkide farklı bir yer tutuyor. Türün politik gerilime açılan daha karanlık örneklerinden biri.
9. Missing You (2016)

IMDb: 6.6/10
Yönetmen: Mo Hong-jin
Oyuncular: Shim Eun-kyung, Yoon Je-moon, Kim Sung-oh
Hee-joo henüz küçük bir çocukken babasını bir seri katil yüzünden kaybeder. Aradan 15 yıl geçtikten sonra katil Ki-bum cezasını tamamlayıp özgürlüğüne kavuşurken artık yetişkin olan Hee-joo da onun dönüşünü beklemektedir. Aynı zamanda babasının eski çalışma arkadaşı olan dedektif Dae-young, Ki-bum’un peşini bırakmamıştır. Üç karakterin yolları yeni suçların gölgesinde birbirine yaklaşır.
Mo Hong-jin gerilimi yalnızca “yeniden cinayet işleyecek mi?” sorusuna bağlamıyor. Beklemek filmin ana motiflerinden biri: kurban yakını, polis ve katil aynı geçmişe farklı nedenlerle bağlı. Shim Eun-kyung’un sakin ve içine kapanık performansı özellikle bu nedenle önemli; karakterin yıllardır taşıdığı yük yüksek sesli dramatik anlardan çok davranışlarında hissediliyor.
Missing You, travmanın suç çözüldüğünde ya da fail hapse girdiğinde sona ermediğini merkeze alıyor. Güney Kore seri katil filmleri içinde kurban yakınının yıllara yayılan bekleyişine verdiği ağırlık, filmi listeye değer kılıyor.
8. The Five (2013)

IMDb: 6.5/10
Yönetmen: Jeong Yeon-shik
Oyuncular: Kim Sun-a, Ma Dong-seok, Shin Jung-geun
Eun-ah, ailesini öldüren seri katilin saldırısından sağ kurtulur ancak hayatı geri dönülmez biçimde değişmiştir. İntikam almaya karar verdiğinde bunu tek başına gerçekleştiremeyeceğini bilir. Bu nedenle kendilerine sunduğu sıra dışı bir karşılık karşılığında dört farklı insanı planına dahil eder. Ortaya klasik dedektif-katil kovalamacasından ziyade, travma etrafında kurulmuş karanlık bir ekip hikâyesi çıkar.
Kendi webtoon’undan uyarlamayı yöneten Jeong Yeon-shik, hikâyenin yüksek konseptli tarafını aksiyon ve gerilimle birleştiriyor. Kim Sun-a’nın Eun-ah’ı filmin duygusal merkezini oluştururken Ma Dong-seok’un fiziksel ağırlığı grubun dinamiğine başka bir enerji katıyor. Bazı gelişmeler inandırıcılığın sınırlarını zorlasa da filmin intikam mekanizması tür içinde yeterince özgün.
The Five kusursuz bir suç filmi değil; fakat seri katil anlatısını tek bir dedektifin soruşturması yerine kurbanın hazırladığı kolektif karşı saldırı üzerinden kurması nedeniyle bu seçkide kendine yer açıyor.
7. Diary of June (2005)

IMDb: 6.2/10
Yönetmen: Im Kyung-soo
Oyuncular: Shin Eun-kyung, Yunjin Kim, Eric Mun
Aynı okuldan iki öğrencinin ölümü ilk bakışta kolay açıklanabilecek bir vaka gibi görünür. Ancak cesetlerle bağlantılı bulunan günlük parçaları, dedektifleri gerçekleşmiş ve henüz gerçekleşmemiş cinayetlerin kayda geçirildiği daha karmaşık bir dosyaya götürür. Soruşturma ilerledikçe suçun okul çevresiyle ilişkisi ve cinayetlerin arkasındaki motivasyon giderek daha önemli hale gelir.
Im Kyung-soo’nun filmi başlangıçta seri katil polisiyesinin tanıdık izlerini takip ediyor fakat giderek toplumsal drama tarafını ağırlaştırıyor. Özellikle okul ortamının ve yetişkinlerin sorumluluğunun hikâyeye dahil edilmesi, cinayetleri yalnızca zekice hazırlanmış bir bulmacanın parçaları olmaktan çıkarıyor. Shin Eun-kyung ile Yunjin Kim’in karakterleri de olayların insani ağırlığını taşıyor.
Diary of June, daha meşhur Kore gerilimlerinin gölgesinde kalmış olsa da listenin keşif tarafı için değerli. Seri cinayet soruşturmasını okul şiddeti ve görmezden gelmenin sonuçlarıyla ilişkilendirmesi, onu standart katil avlarından ayırıyor.
6. H (2002)

IMDb: 5.8/10
Yönetmen: Lee Jong-hyuk
Oyuncular: Yum Jung-ah, Ji Jin-hee, Sung Ji-ru, Cho Seung-woo
Seri cinayetler işlediğini itiraf eden Shin Hyun polise teslim olmuş ve cezaevine gönderilmiştir. Ancak benzer yöntemlerle işlenen yeni cinayetlerin başlaması, dedektifleri hapisteki katille yeni vakalar arasındaki ilişkiyi çözmeye zorlar. Böylece soruşturma yalnızca yeni faili bulma çabasına değil, geçmişte çözüldüğü düşünülen bir dosyanın yeniden okunmasına dönüşür.
H, 2000’lerin başındaki karanlık seri katil polisiyelerinin estetiğini belirgin biçimde taşıyor. Film zaman zaman türün daha gösterişli klişelerine yaklaşsa da kapalı, kasvetli atmosferi ve hapisteki katil ile polisler arasındaki psikolojik oyun sayesinde merak duygusunu koruyor. Cho Seung-woo’nun sınırlı alan içerisinde kurduğu tekinsiz varlık filmin önemli kozlarından biri.
IMDb puanı listenin ağır toplarından düşük olsa da H‘nin burada bulunmasının nedeni keşif değeri. Güney Kore seri katil filmlerinin uluslararası ölçekte büyük ilgi görmeye başladığı dönemin hemen öncesinden gelen film, türün ülkedeki gelişimini görmek isteyenler için ilginç bir durak.
5. Memoir of a Murderer (2017)

IMDb: 7.2/10
Yönetmen: Won Shin-yeon
Oyuncular: Sul Kyung-gu, Kim Nam-gil, Kim Seol-hyun
Yıllar önce öldürmeyi bırakmış eski seri katil Byung-su artık Alzheimer hastalığıyla mücadele etmektedir. Kızının hayatına giren Tae-ju’da kendisine fazlasıyla tanıdık gelen karanlık bir taraf sezdiğinde geçmişte kullandığı içgüdülerine yeniden güvenmek zorunda kalır. Fakat zihni anıları, şüpheleri ve bugünü birbirine karıştırmaya başladıkça hem Byung-su’nun hem de seyircinin neye inanabileceği belirsizleşir.
Won Shin-yeon’un filmi için en verimli araç hafıza kaybıdır. Kurgu, Byung-su’nun zihnindeki boşlukları yalnızca dramatik bir hastalık belirtisi olarak değil, anlatının güvenilirliğini bozmak için kullanır. Sul Kyung-gu da karakteri kolay bir canavar ya da anti-kahramana indirgemeden, geçmişiyle bugünkü kırılganlığı arasındaki gerilimi taşır.
Seri katili dışarıdan takip etmek yerine hikâyeyi eski bir katilin zihnine yerleştirmesi filmi benzerlerinden ayırıyor. Memoir of a Murderer, suç, hafıza ve kendine güvenme meselesini aynı düğümün içine sokan güçlü bir psikolojik gerilim.
4. Confession of Murder (2012)

IMDb: 7.0/10
Yönetmen: Jung Byung-gil
Oyuncular: Jeong Jae-yeong, Park Shi-hoo, Jung Hae-kyun
Bir dizi cinayetin faili yakalanmadan yıllar geçmiştir. Zamanaşımı süresinin dolmasının ardından Lee Doo-seok adlı genç ve karizmatik bir adam ortaya çıkarak cinayetleri kendisinin işlediğini söyler ve suçlarını anlattığı bir kitap yayımlar. Onu yıllarca yakalamaya çalışan dedektif Choi ise kamuoyunun yeni ünlüsüne dönüşen bu adamı izlemeyi bırakmaz. Derken gerçek katilin kimliğine ilişkin yeni bir iddia her şeyi yeniden tartışmalı hale getirir.
Jung Byung-gil filmi polisiye, aksiyon ve medya hicvi arasında hareket ettiriyor. Buradaki en ilginç fikir seri katilin toplum tarafından bir şöhret figürüne dönüştürülmesi. Televizyon programları, basın toplantıları ve hayranlık gösterileri cinayetlerin ağırlığıyla rahatsız edici bir tezat oluşturuyor.
Confession of Murder, katil ile dedektif arasındaki hesaplaşmadan daha fazlasını aradığı için listeye giriyor. Suçun pazarlanabilir bir hikâyeye, failin ise tüketilebilir bir kişiliğe dönüşmesini kullanarak seri katil mitolojisinin medya tarafından nasıl üretilebildiğini kurcalıyor.
3. I Saw the Devil (2010)

IMDb: 7.8/10
Yönetmen: Kim Jee-woon
Oyuncular: Lee Byung-hun, Choi Min-sik, Jeon Gook-hwan
Bir seri katilin saldırısında eşini kaybeden gizli servis ajanı Soo-hyun, suçluyu bulup adalete teslim etmekten daha kişisel ve daha karanlık bir yol seçer. Katil Kyung-chul’u avlamaya başlayan Soo-hyun için mesele kısa sürede yakalamaktan çıkıp cezalandırmaya dönüşür. Böylece film, seri katil hikâyesini alışılmadık biçimde katilin kimliği üzerine değil, intikamın nereye kadar götürülebileceği üzerine kurar.
Kim Jee-woon şiddeti seyircinin kolayca tüketebileceği bir kahramanlık gösterisine çevirmekten kaçınır. Lee Byung-hun’un kontrollü performansı giderek aşınan bir insanı taşırken Choi Min-sik’in Kyung-chul’u tehditkâr olmak için gizeme ihtiyaç duymaz. Filmin görüntü ve kurgu dili de avcıyla av arasındaki mesafe azaldıkça daha boğucu hale gelir.
I Saw the Devil, Güney Kore seri katil filmleri içinde özellikle intikam sinemasıyla kurduğu bağ nedeniyle vazgeçilmez. Asıl rahatsız edici sorusu katilin ne kadar kötü olduğu değil, onunla savaşırken aynı şiddet mantığını benimsemenin insana ne yaptığıdır.
2. The Chaser (2008)

IMDb: 7.8/10
Yönetmen: Na Hong-jin
Oyuncular: Kim Yoon-seok, Ha Jung-woo, Seo Young-hee
Eski polis Joong-ho, işlettiği eskort servisinde çalışan kadınların ortadan kaybolduğunu fark ettiğinde başlangıçta meselenin parasal olduğunu düşünür. Kayıpların aynı müşteriye uzandığını keşfetmesi ise onu çok daha korkunç bir ihtimalle karşı karşıya bırakır. Film katilin kimliğini uzun süre saklayan klasik bir polisiye olmaktan ziyade, bilinen bir tehdide karşı zamanla yarışmanın yarattığı gerilimi kullanır.
Na Hong-jin’in ilk uzun metrajı olan The Chaser, Seul’ün dar sokaklarını ve yokuşlarını neredeyse fiziksel bir engel gibi değerlendirir. Kovalamacalar cilalı aksiyon sahnelerinden ziyade nefes nefese, dağınık ve yorucudur. Kim Yoon-seok’un öfkeli Joong-ho’su ile Ha Jung-woo’nun ürpertici ölçüde sakin Young-min’i arasındaki karşıtlık da filmin sinir uçlarını sürekli açık tutar.
Filmi özel kılan yalnızca katilin acımasızlığı değil, önlenebilir felaketlerin beceriksizlik ve prosedür içinde büyümesidir. Bu yüzden The Chaser, seri katil gerilimini aynı zamanda kurumların başarısızlığına yöneltilmiş sert bir suç filmine dönüştürüyor.
1. Memories of Murder (2003)

IMDb: 8.1/10
Yönetmen: Bong Joon-ho
Oyuncular: Song Kang-ho, Kim Sang-kyung, Kim Roe-ha
1986’da Güney Kore’nin kırsal bir bölgesinde birbiri ardına öldürülen kadınlar, deneyimleri ve yöntemleri birbirinden oldukça farklı polisleri aynı soruşturmanın içine sürükler. Ellerindeki imkânlar sınırlı, baskı giderek ağırlaşırken katilin kimliği kadar onu bulmak için kullanılan yöntemler de filmin meselesine dönüşür. Memories of Murder, gerçek Hwaseong seri cinayetlerinden hareket eden hikâyesini alışıldık bir suç bulmacasının ötesine taşır.
Bong Joon-ho gerilimi sürekli yükseltmek yerine kara mizah, bürokratik beceriksizlik ve kasvet arasında rahatsız edici geçişler kurar. Song Kang-ho’nun Park Doo-man’ı özellikle önemlidir; karakterin sezgiye duyduğu kibirli güven, soruşturma ilerledikçe çaresizliğe dönüşür. Yağmur, çamur, karanlık tüneller ve uçsuz bucaksız tarlalar da suç mahallinden daha büyük bir tekinsizlik yaratır.
Güney Kore seri katil filmleri denildiğinde listenin başlangıç noktası olmayı hak ediyor çünkü yalnızca katilin peşine düşmüyor; suç karşısında kurumların, insanların ve kesinlik arzusunun nasıl çözüldüğünü de inceliyor.

