Bazı anime filmleri hikâyeyi takip etmeyi özellikle zorlaştırır. Gördüğünüz şeyin gerçekten yaşanıp yaşanmadığından, karakterin hatırladıklarının doğru olup olmadığından ya da bir sahnenin rüya mı gerçek mi olduğundan emin olamazsınız. Psikolojik anime filmleri tam da bu belirsizliği kullanarak kimlik, hafıza, paranoya ve bilinçaltı üzerine alışılmadık hikâyeler kuruyor.
Bu listedeki filmler aynı yöntemi kullanmıyor. Perfect Blue bir oyuncunun parçalanan gerçeklik algısını takip ederken Paprika rüyalarla gerçek dünyayı birbirine karıştırıyor. Millennium Actress anılarla sinemayı iç içe geçiriyor; Angel’s Egg ise neyin gerçek olduğunu açıklamak yerine seyirciyi kendi yorumuyla baş başa bırakıyor.
Listede kolay cevaplar vermeyen, bittikten sonra bazı sahnelerini yeniden düşünme isteği uyandıran yedi psikolojik anime filmi var.
7 Angel’s Egg (1985)

Issız ve sular altında kalmış gibi görünen bir dünyada yaşayan genç bir kız, yanında taşıdığı büyük bir yumurtayı korumaktadır. Bir gün omzunda haç biçiminde bir silah taşıyan gizemli bir çocukla karşılaşır. İkili terk edilmiş şehrin içinde dolaşırken yumurtanın ne olduğu, çocuğun ne aradığı ve çevrelerindeki dünyanın gerçekten nasıl bir yer olduğu hiçbir zaman tamamen açıklanmaz.
Mamoru Oshii filmi uzun açıklamalar yerine görüntüler ve sessizlik üzerinden kuruyor. Yoshitaka Amano'nun karanlık tasarımları, devasa boş yapılar ve sürekli tekrar eden dinsel imgeler seyirciye tutunacak net bir cevap vermiyor. Angel's Egg izlerken anlamı öğrenmekten çok gördüğünüz sembolleri kendiniz bir araya getirmek zorunda kalıyorsunuz.
Sabırlı bir izleyici isteyen Angel's Egg, tamamen çözülmesi gereken bir bilmece gibi davranmıyor. İnanç, yalnızlık ve kaybedilmiş bir dünyaya dair görüntüleri uzun süre akılda kalıyor. Psikolojik anime sinemasının daha soyut tarafını merak edenler için güçlü bir gizli cevher.
6 Belladonna of Sadness (1973)

Orta Çağ Avrupa'sını andıran bir dünyada yaşayan Jeanne, evlendiği gece feodal düzenin acımasızlığıyla karşılaşır. Yaşadığı travmanın ardından giderek toplumdan uzaklaşırken karşısına ona güç vaat eden şeytani bir figür çıkar. Jeanne'nin bu güçle kurduğu ilişki zamanla hem kendisini hem de çevresindeki düzeni dönüştürmeye başlar.
Belladonna of Sadness klasik animasyon hareketliliğinden çok suluboya tablolar, erotik imgeler ve giderek büyüyen psychedelic sekanslarla ilerliyor. Jeanne'nin zihinsel değişimi görsel dilin bozulmasıyla birlikte hissediliyor. Film cinsel şiddeti ve travmayı oldukça ağır biçimde ele aldığı için rahat bir seyir sunmuyor.
Üzerinden yarım yüzyıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen görsel olarak hâlâ başka hiçbir animeye tam olarak benzemiyor. Psikolojik çözülmeyi gerçekçi bir anlatımla değil, giderek kontrolden çıkan resimler ve semboller üzerinden aktarması filmi bu seçkinin en sıra dışı parçalarından biri yapıyor.
5 Tekkonkinkreet (2006)

Treasure Town'ın sokaklarında yaşayan Siyah ve Beyaz adlı iki yetim çocuk, şehri kendi bölgeleri gibi korumaktadır. Bir grup yakuza ve yatırımcı mahallenin yerini büyük bir eğlence projesine bırakmak isteyince çocukların kurduğu küçük dünya tehdit altına girer. Siyah mücadeleyi giderek daha kişisel bir savaşa dönüştürürken Beyaz onun insanlığını koruyan tek kişi haline gelir.
Tekkonkinkreet'in rengârenk şehri ilk bakışta filmin karanlık tarafını gizliyor. Siyah'ın öfkesi büyüdükçe şehirdeki çatışmalar karakterin kendi zihnindeki mücadeleyle iç içe geçiyor. Özellikle son bölümde dışarıdaki tehditle Siyah'ın iç dünyası arasındaki sınır bulanıklaşıyor.
Siyah ile Beyaz arasındaki ilişki filmin bütün karmaşasının ortasında çok basit bir duyguyu koruyor: biri diğerinin eksik parçası. Tekkonkinkreet, gerçekliği doğrudan parçalamaktan çok karakterinin zihinsel dengesini fantastik görüntüler aracılığıyla anlatıyor.
4 Mind Game (2004)

Nishi, çocukluk aşkı Myon'la yeniden karşılaştığında hayatının istediği gibi gitmediğini açıkça görür. Bir yakuza hesaplaşmasının ortasında öldürüldükten sonra kendisini öteki dünyada bulur ancak kaderini kabul etmek yerine geri dönmeyi seçer. Yeniden hayata kavuşmasının ardından Myon ve arkadaşlarıyla kaçarken kendisini bu kez dev bir balinanın içinde bulur.
Masaaki Yuasa tek bir görsel stile bağlı kalmayı reddediyor. Film birkaç dakika içinde gerçekçi çizimlerden karikatüre, fotoğraflardan üç boyutlu görüntülere geçebiliyor. Bu değişkenlik Nishi'nin ölüm korkusundan yaşama iştahına uzanan dönüşümüne de eşlik ediyor.
Mind Game'i izlerken bir süre sonra hikâyeyi kontrol etmeye çalışmayı bırakıp filmin ritmine teslim olmak gerekiyor. Ölüm, korku ve pişmanlık gibi ağır konuları inanılmaz enerjik bir anlatımla ele alması onu listedeki en hareketli ve tuhaf filmlerden biri yapıyor.
3 Millennium Actress (2001)

Belgesel yönetmeni Genya Tachibana, yıllar önce oyunculuğu bırakan efsanevi yıldız Chiyoko Fujiwara ile röportaj yapmak için onun evine gider. Chiyoko gençlik yıllarını ve hayatı boyunca peşinden gittiği gizemli bir adamı anlatmaya başladığında anıları yavaş yavaş rol aldığı filmlerle birleşir. Genya ve kameramanı da kendilerini bu hikâyelerin içinde bulmaya başlar.
Satoshi Kon burada Perfect Blue'daki paranoyadan daha sıcak bir yöntem kullanıyor. Bir sahne Chiyoko'nun gerçek çocukluğunda başlarken birkaç saniye sonra samuray filmine, savaş dönemine ya da bilim kurgu setine dönüşebiliyor. Geçişler o kadar doğal ki bir noktadan sonra hangisinin anı, hangisinin film sahnesi olduğunu ayırmaya çalışmak anlamsızlaşıyor.
Millennium Actress gerçeklikle bağınızı korkutarak değil, hafızanın ne kadar güvenilmez ve sinematik olabileceğini göstererek koparıyor. Chiyoko'nun hayatını oynadığı karakterlerden ayırmaması filmi yalnızca bir oyuncu portresi olmaktan çıkarıyor.
2 Paprika (2006)

Psikoterapist Atsuko Chiba ve ekibi, insanların rüyalarına girmeyi sağlayan DC Mini adlı deneysel bir cihaz geliştirir. Cihaz çalındığında insanların bilinçaltına dışarıdan müdahale etmek mümkün hale gelir. Atsuko, rüya dünyasında kullandığı Paprika kimliğiyle suçluyu bulmaya çalışırken rüyalar giderek gerçek dünyaya sızmaya başlar.
Paprika rüya sahnelerini yalnızca tuhaf görüntüler üretmek için kullanmıyor. Koridorların bir anda başka mekânlara açılması, nesnelerin canlanması ve dev bir geçit töreninin şehri ele geçirmesi rüya mantığını filmin kurallarına dönüştürüyor. Satoshi Kon geçişleri o kadar hızlı yapıyor ki seyirci de karakterler kadar hangi dünyada olduğunu kaybetmeye başlıyor.
Paprika bu listenin en erişilebilir başlangıç noktalarından biri. Görsel yaratıcılığı ve temposu filmi kolayca içine girilebilir hale getirirken rüyaların gerçek dünyayı işgal ettiği bölümler, psikolojik anime sinemasının ne kadar özgür olabileceğini gösteriyor.
1 Perfect Blue (1997)
Pop idolü Mima Kirigoe müzik grubundan ayrılarak oyunculuk kariyerine yönelmeye karar verir. Yeni imajı eski hayranlarının bir kısmını öfkelendirirken Mima, günlük hayatının ayrıntılarını şaşırtıcı doğrulukla yayımlayan gizemli bir internet günlüğü keşfeder. Çevresindeki insanların öldürülmeye başlamasıyla birlikte yaşadıkları, oynadığı televizyon dizisi ve zihnindeki görüntüler birbirine karışır.
Satoshi Kon seyircinin Mima'dan daha fazla bilgi sahibi olmasına izin vermiyor. Bir sahnenin çekim olduğu ancak bittikten sonra anlaşılabiliyor; Mima uyandığında önceki birkaç dakikanın gerçekten yaşanıp yaşanmadığından emin olamıyoruz. Junko Iwao'nun ses performansı da karakterin giderek parçalanan özgüvenini taşıyor.
Perfect Blue'nun yıllar sonra hâlâ bu kadar rahatsız edici olmasının nedeni yalnızca ters köşeleri değil. Şöhret, izleyici sahiplenmesi ve bir insanın kamusal imajıyla gerçek benliği arasındaki çatışma bugün çok daha tanıdık geliyor. Gerçeklikle bağınızı koparacak psikolojik anime filmleri arasında zirveyi hak eden yapım bu.


Bu Temada Devam Et
Meleklerin Dünyaya Gelişini Konu Alan 10 Unutulmaz Film
Mahkeme Salonunda Geçen En İyi 12 Film
Ölümle Çalışmak: Cenaze Görevlilerini Konu Alan 7 Film
En İyi Seri Katil Filmleri: Sinemanın En Karanlık 15 Suç ve Gerilim Filmi