Bir filmin nasıl çekildiğini düşündüğümüzde akla genellikle kamera arkasından birkaç görüntü, oyuncularla yapılan kısa röportajlar ve setten eğlenceli anlar geliyor. Oysa bazı filmlerin yapım hikâyeleri, ortaya çıkan eserin kendisi kadar ilginç olabiliyor. Yönetmenlerin yıllar süren takıntıları, çöken prodüksiyonlar, parasızlığa rağmen tamamlanmaya çalışılan bağımsız filmler ve sinema teknolojisini değiştiren yeni yöntemler, başlı başına anlatılacak hikâyeler yaratıyor.
Bu listedeki film yapımı belgeselleri de tam olarak bu dünyaya giriyor. Apocalypse Now ve Fitzcarraldo gibi çekimleri neredeyse efsaneye dönüşmüş filmlerden Studio Ghibli’nin çalışma düzenine, görüntü yönetmenliğinden ses tasarımına kadar sinemanın farklı üretim aşamalarını ele alan 12 belgesel seçtik. Bazıları büyük filmlerin doğuşunu gösteriyor, bazıları ise bir filmin neden hiç tamamlanamadığını.
Hızlı Seçim
12 They’ll Love Me When I’m Dead (2018)

IMDb: 7.4
Yönetmen: Morgan Neville
Oyuncular: Alan Cumming, Peter Bogdanovich, Oja Kodar, Orson Welles
Tür: Belgesel, Biyografi
Orson Welles, kariyerinin son yıllarında Hollywood’a büyük bir dönüş yapmayı umduğu The Other Side of the Wind üzerinde çalışıyordu. Ancak çekimler, maddi sorunlar ve yapım sürecindeki anlaşmazlıklar nedeniyle yıllara yayıldı. Morgan Neville’ın belgeseli, Welles’in son büyük projesinin yaklaşık on beş yıl süren karmaşık üretim hikâyesini, ekip üyeleri ve yakın çevresinin tanıklıklarıyla anlatıyor.
Welles gibi Citizen Kane ile sinema tarihine geçmiş bir yönetmeni burada her şeyi kontrol eden bir dâhi olarak değil, bitiremediği bir filmin peşinde koşan yaşlı bir sinemacı olarak görmek belgeseli özellikle ilginç kılıyor. Peter Bogdanovich ve Oja Kodar gibi isimlerin anlattıkları da projenin ne kadar dağınık ama aynı ölçüde tutkulu olduğunu gösteriyor. Sinema tarihinin en büyük yönetmenlerinden birinin bile bir filmi tamamlamak için yıllarca mücadele edebildiğini hatırlatan hüzünlü bir yapım.
11 Hello Cinema / Salaam Cinema (1995)

IMDb: 7.6
Yönetmen: Mohsen Makhmalbaf
Oyuncular: Shaghayeh Djodat, Behzad Dorani, Feizola Gashghai, Mohsen Makhmalbaf
Tür: Belgesel, Dram, Komedi
Mohsen Makhmalbaf yeni filmi için gazeteye oyuncu ilanı verdiğinde yüzlerce insan seçmelere katılmak için gelir. Yönetmen kısa süre sonra aradığı filmin zaten karşısında olduğuna karar verir ve oyuncu seçmelerinin kendisini çekmeye başlar. Kamera önüne geçen sıradan insanlar ağlar, rol yapar, yönetmenin istediğini yerine getirmeye çalışır ve neden sinemada yer almak istediklerini anlatır.
Salaam Cinema, klasik anlamda kamera arkasını gösteren bir belgesel değil. Daha temel ve belki de daha güzel bir soruyla uğraşıyor: İnsanlar neden filmlerde olmak istiyor? Makhmalbaf zaman zaman katılımcılara karşı bilinçli biçimde sertleşiyor ve oyuncu seçmesindeki güç ilişkisini de açığa çıkarıyor. İran sinemasının mizah, gerçeklik ve kurmaca arasındaki sınırlarla oynama geleneğini bilenler için ayrıca keyifli bir seçim.
10 Filmworker (2017)

IMDb: 7.4
Yönetmen: Tony Zierra
Oyuncular: Leon Vitali, Ryan O’Neal, Matthew Modine, Danny Lloyd
Tür: Belgesel, Biyografi
Leon Vitali, Stanley Kubrick’in Barry Lyndon filminde Lord Bullingdon’ı oynadıktan sonra yükselmesi beklenen bir oyuncuydu. Bunun yerine oyunculuğu bırakıp Kubrick’in yanında çalışmayı seçti. Sonraki yıllarda oyuncu seçiminden çekim hazırlıklarına, renk kontrolünden filmlerin restorasyonuna kadar Kubrick’in çalışmalarının neredeyse her aşamasında görev aldı.
Tony Zierra’nın belgeseli Kubrick hakkında olsa da asıl kahramanı, jeneriklerde adı çok daha küçük yazılan Vitali. The Shining için Danny Lloyd’un bulunmasından filmlerin yıllar sonra doğru biçimde gösterilmesine kadar yaptığı işler anlatıldıkça bir yönetmenin arkasındaki görünmez emeğin büyüklüğü ortaya çıkıyor. Vitali’nin Kubrick’e bağlılığı yer yer hayranlık uyandırıyor, yer yer insanın “Buna gerçekten değer miydi?” diye düşünmesine neden oluyor.
9 Side by Side (2012)

IMDb: 7.6
Yönetmen: Christopher Kenneally
Oyuncular: Keanu Reeves, James Cameron, David Fincher, Martin Scorsese
Tür: Belgesel
Sinema yaklaşık yüz yıl boyunca fotoğrafik filme kaydedildi. Dijital kameraların yükselişiyle birlikte bu düzen çok kısa sürede değişmeye başladı. Keanu Reeves’in yapımcılığını üstlendiği ve röportajları gerçekleştirdiği Side by Side, selüloit ile dijital görüntü arasındaki farkları yönetmenler, görüntü yönetmenleri, kurgucular ve teknik ekiplerle konuşarak inceliyor.
Belgeselin güzel tarafı dijital ile filmi basitçe yarıştırmaması. Christopher Nolan ve Martin Scorsese gibi selüloitle güçlü bağı olan yönetmenlerle James Cameron ve David Fincher gibi dijitali erken benimseyen isimlerin düşüncelerini yan yana getiriyor. Kameradan kurguya, renklendirmeden gösterime kadar bütün üretim zincirinin nasıl değiştiğini görmek, 2000’lerden sonraki sinemanın neden farklı göründüğünü anlamak açısından oldukça öğretici.
8 Making Waves: The Art of Cinematic Sound (2019)

IMDb: 7.6
Yönetmen: Midge Costin
Oyuncular: Gary Rydstrom, Walter Murch, Ben Burtt, Steven Spielberg
Tür: Belgesel, Tarih
Filmlerde gördüğümüz dünyanın büyük bölümü çekim sırasında kameranın önünde oluşurken duyduğumuz dünya çoğu zaman daha sonra yeniden inşa ediliyor. Making Waves, sessiz sinemadan modern dijital ses tasarımına kadar sinema sesinin gelişimini inceliyor. Walter Murch, Ben Burtt ve Gary Rydstrom gibi alanın en önemli isimleri filmlerdeki seslerin nasıl tasarlandığını anlatıyor. Film 2019’da Cannes Classics seçkisinde de gösterildi.
Belgeseli izledikten sonra filmlere yalnızca gözünüzle bakmak biraz zorlaşıyor. Star Wars seslerinden Saving Private Ryanın savaş alanına kadar çok tanıdık örnekler üzerinden ses tasarımının ne kadar yaratıcı bir iş olduğu görülüyor. Özellikle Ben Burtt ve Walter Murch’ün çalışmalarını dinlemek, iyi sinema sesinin sette kaydedilmiş temiz diyalogdan ibaret olmadığını açık biçimde gösteriyor.
7 Visions of Light: The Art of Cinematography (1992)

IMDb: 7.7
Yönetmenler: Arnold Glassman, Todd McCarthy, Stuart Samuels
Oyuncular: Conrad L. Hall, John Bailey, Vilmos Zsigmond, Ernest Dickerson
Tür: Belgesel, Tarih
Visions of Light, sinema tarihini yönetmenler veya yıldızlar üzerinden değil, kameranın arkasındaki görüntü yönetmenleri üzerinden anlatıyor. Conrad Hall, Vilmos Zsigmond, John Bailey ve Ernest Dickerson gibi önemli isimler ışık, kadraj ve kamera kullanımını tartışırken yaklaşık yüz farklı filmden örnekler kullanılıyor. Sessiz dönemden Do the Right Thinge kadar uzanan geniş bir tarih var.
Belgeselin yaşı bugün biraz belli olsa da ele aldığı mesele hiç eskimedi. Filmlerin neden birbirinden bu kadar farklı göründüğünü anlamak isteyen biri için mükemmel bir başlangıç noktası. Özellikle görüntü yönetmenlerinin kendi işlerini anlatırken teknik ayrıntıdan çok seçimlerden söz etmeleri hoşuma gidiyor. Bir pencerenin ışığı, oyuncunun yüzündeki gölge ya da kameranın yerleştirildiği noktanın bir filmin görünümünü ne kadar değiştirebildiğini çok iyi gösteriyor.
6 The Kingdom of Dreams and Madness (2013)

IMDb: 7.7
Yönetmen: Mami Sunada
Oyuncular: Hayao Miyazaki, Toshio Suzuki, Isao Takahata, Hideaki Anno
Tür: Belgesel
Mami Sunada’nın kamerası Studio Ghibli’ye girerek stüdyonun aynı dönemde Hayao Miyazaki’nin The Wind Rises ve Isao Takahata’nın The Tale of the Princess Kaguya filmlerini hazırladığı günleri takip ediyor. Miyazaki çizimleri kontrol ediyor, çalışanlarla konuşuyor, yapımcı Toshio Suzuki stüdyonun günlük sorunlarıyla uğraşıyor. Büyük bir animasyon filminin perde arkasındaki çalışma düzeni böylece oldukça yakından görülebiliyor.
Burada çılgın Hollywood setleri ya da patlayan bütçeler yok. Masalar, kalemler, çizimler ve bitmek bilmeyen çalışma saatleri var. Miyazaki’nin bir yandan çocukça neşeli, diğer yandan son derece karamsar kişiliği de filmin önemli parçalarından biri. Ghibli filmlerinin zahmetsizmiş gibi görünen hareketlerinin arkasında ne kadar yoğun bir el emeği bulunduğunu görmek, stüdyonun filmlerine bakışı gerçekten değiştiriyor.
5 Lost in La Mancha (2002)

IMDb: 7.3
Yönetmenler: Keith Fulton, Louis Pepe
Oyuncular: Terry Gilliam, Johnny Depp, Jean Rochefort, Jeff Bridges
Tür: Belgesel
Keith Fulton ve Louis Pepe başlangıçta Terry Gilliam’ın The Man Who Killed Don Quixote filminin kamera arkasını çekmek için sete gider. Ancak çekimler başlayınca işler hızla kötüleşir. Finansman sorunlarına kötü hava koşulları ve oyuncu problemleri eklenir; yapılması planlanan filmin kendisi giderek çökmeye başlar. Kamera arkası ekibi de farkında olmadan bambaşka bir belgesel çekmektedir.
Çoğu yapım belgeseli bitmiş bir filmin nasıl meydana geldiğini anlatır. Lost in La Mancha ise bir filmin nasıl meydana gelemediğini gösterdiği için daha eğlenceli ve acımasız. Gilliam’ın her yeni felaket karşısındaki yüz ifadesi bile prodüksiyon yönetimi üzerine ders sayılabilir. Yönetmenin Don Kişot takıntısının yıllar sonra filmi gerçekten tamamlamasına kadar sürmesi ise bu eski başarısızlığı bugün daha da ilginç kılıyor.
4 American Movie (1999)

IMDb: 7.8
Yönetmen: Chris Smith
Oyuncular: Mark Borchardt, Mike Schank, Tom Schimmels
Tür: Belgesel, Komedi
Wisconsin’da yaşayan Mark Borchardt’ın büyük hayali uzun metrajlı filmi Northwesternı çekmektir. Fakat para yoktur. Borchardt bunun için daha önce yarım bıraktığı düşük bütçeli korku kısa filmi Covenı tamamlayıp gelir elde etmeye karar verir. Arkadaşları, ailesi ve sınırlı imkânlarıyla başlayan çekimler doğal olarak planlandığı kadar kolay ilerlemez.
American Movie sinema yapma arzusunu romantikleştiriyor gibi başlayıp giderek çok daha komik ve dokunaklı bir yere ulaşıyor. Borchardt kimi zaman dayanılmaz derecede inatçı, kimi zaman inanılmaz derecede sempatik. Mike Schank ise neredeyse filmin gizli yıldızı. Büyük stüdyoların milyon dolarlık yapımlarından sonra bir avuç insanın birkaç sahneyi bitirebilmek için verdiği mücadeleyi görmek sinemanın başka bir ucunu hatırlatıyor.
3 Jodorowsky’s Dune (2013)

IMDb: 8.0
Yönetmen: Frank Pavich
Oyuncular: Alejandro Jodorowsky, Michel Seydoux, H.R. Giger, Chris Foss
Tür: Belgesel, Tarih
1970’lerin ortasında Alejandro Jodorowsky, Frank Herbert’ın Dune romanını sinemaya uyarlamak için akıl almaz ölçekte bir proje tasarladı. H.R. Giger ve Chris Foss gibi sanatçıları ekibe kattı; oyuncu kadrosu için Salvador Dalí’den Orson Welles’e uzanan isimler düşündü. Proje için son derece ayrıntılı storyboardlar ve tasarımlar hazırlandı, fakat film hiçbir zaman çekilemedi.
Normal şartlarda yapılmamış bir filmin kamera arkası belgeseli olamaz. Jodorowsky’s Dune tam da bu nedenle benzersiz. Jodorowsky bugün bile projeyi anlatırken öylesine büyük bir heyecan taşıyor ki bir süre sonra o filmin gerçekten çekildiğine inanmak istiyorsunuz. Tasarımların ve projede çalışan sanatçıların sonraki bilimkurgu filmlerine uzanan yolları da filmi basit bir “kaçırılmış fırsat” hikâyesinden çıkarıyor.
2 Burden of Dreams (1982)

IMDb: 7.9
Yönetmen: Les Blank
Oyuncular: Werner Herzog, Klaus Kinski, Claudia Cardinale
Tür: Belgesel
Werner Herzog, Fitzcarraldo için Amazon ormanlarında dev bir buharlı geminin gerçek bir tepeden geçirilmesini ister. Özel efekt ya da maket kullanmayı reddeder. Les Blank’in kamerası da Herzog’u kötü hava koşulları, lojistik problemler, oyuncu değişiklikleri ve Klaus Kinski gibi başlı başına zor bir karakterle uğraşırken takip eder. Bir film çekimi kısa süre içinde fiziksel bir dayanıklılık sınavına dönüşür.
Herzog’un sinema tutkusu ile delilik arasındaki çizgiyi bu kadar incelten başka çok az film vardır. Gemiyi gerçekten dağın üzerinden geçirme fikri hem inanılmaz hem de düpedüz mantıksız görünüyor; zaten belgeselin büyüsü de burada. Burden of Dreams, büyük bir sanat fikrinin arkasındaki iradenin ne kadar etkileyici olabileceğini gösterirken aynı anda “Bütün bunların yapılması gerçekten gerekli miydi?” sorusunu da açık bırakıyor.
1 Hearts of Darkness: A Filmmaker’s Apocalypse (1991)

IMDb: 8.1
Yönetmenler: Fax Bahr, George Hickenlooper, Eleanor Coppola
Oyuncular: Francis Ford Coppola, Martin Sheen, Dennis Hopper, Marlon Brando
Tür: Belgesel
Francis Ford Coppola, Apocalypse Nowı Filipinler’de çekmeye başladığında elinde büyük bütçeli ve iddialı bir savaş filmi vardı. Ardından tayfunlar geldi, çekimler uzadı, Martin Sheen ciddi sağlık sorunları yaşadı ve Marlon Brando sete hazırlıksız geldi. Eleanor Coppola’nın çekim sırasında kaydettiği görüntüler ve ses kayıtları, yıllar sonra bu olağanüstü yapım hikâyesinin temelini oluşturdu.
Hearts of Darkness hâlâ kamera arkası belgesellerinin ölçütlerinden biri. Çünkü bitmiş bir başyapıtın zafer turunu izletmiyor; Coppola’nın bazı günler filmi nasıl tamamlayacağını gerçekten bilmediği anları gösteriyor. Yönetmenin korkusu, öfkesi ve kendinden şüphesi perde arkasında saklanmıyor. Apocalypse Nowın çılgınlığının yalnızca hikâyesinde olmadığını, filmin kendisinin de neredeyse aynı kaosun içinden çıktığını görmek büyüleyici.

