Altın Koza 2026 filmleri, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda bir araya geliyor. Festival 26 Eylül–4 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenirken, yarışmada toplam 10 yerli yapım bulunuyor; bunların beşi dünya prömiyerini doğrudan Adana’da gerçekleştiriyor. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda bu yıl toplam 10 yapım yer alıyor; bunların beşi dünya prömiyerini doğrudan Adana’da gerçekleştiriyor. Beklenti, Canavar, Moda Evlilik, Patates Kızartması ve Varlık ilk kez festival seyircisinin karşısına çıkarken diğer beş film daha önce önemli uluslararası festivallerde yolculuğuna başladı. altinkozaff.org.tr
Programın dikkat çekici taraflarından biri, Türkiye bağımsız sinemasının farklı yönlerini aynı yarışmada yan yana getirmesi. Banu Sıvacı’nın Günyüzü filmi Berlinale Forum’dan ve Taormina’daki dört ödülden geliyor; Nuri Cihan Özdoğan’ın ilk uzun metrajı Ölü Köpekler Isırmaz Rotterdam’da dünya prömiyerini yaptı. Alphan Eşeli’nin Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri filmi Tribeca çıkışlı; Ali Vatansever ise Bir Arada Yalnız ile Tallinn Black Nights’ta En İyi Yönetmen ödülünü kazandı.
Aşağıdaki filmleri bir “en iyi” sıralaması olarak değil, 2026 Altın Koza’nın Ulusal Uzun Metraj yarışmasını oluşturan on yapımın tamamı olarak ele alıyoruz. Bazıları henüz ilk seyircileriyle buluşuyor; bazılarıysa şimdiden uluslararası festival geçmişi oluşturmuş durumda.
10 Patates Kızartması (2026)

Yıllar önce aynı hayalleri paylaşan Akın ve Serdal’ın yolları bir televizyon dizisinin setinde yeniden kesişir. Akın artık tanınmış bir oyuncuyken Serdal, borç nedeniyle kapanma tehlikesindeki tiyatrosunu ayakta tutmaya çalışan bir oyuncu ve yönetmendir. Set çalışanlarının Serdal’a bakışı, onun başrol oyuncusuyla yakın arkadaş olduğu anlaşılınca bir anda değişir.
Sinan Biçici hikâyeyi doğrudan sinema ve televizyon sektörünün içinden kuruyor. Yardımcı oyuncu ile yıldız arasındaki görünmez hiyerarşi, eski dostların yıllar içinde birbirlerinden ne kadar uzaklaştığını açığa çıkaran bir araca dönüşüyor. Filmin dünya prömiyerini Altın Koza’da yapacak olması, sektör eleştirisinin ilk kez yine sektörün merkezindeki bir festivalde seyirciyle karşılaşmasını ayrıca ilginç kılıyor.
Festival programındaki birçok film aile ve geçmişle yüzleşmeye yönelirken Patates Kızartması kamerayı yaratıcı emek, kariyer ve itibar dünyasına çeviriyor. Yarışmaya farklı bir sosyal alan kazandıran yapımlardan biri.
9 Varlık (2026)

Anadolu’da yaşayan varlıklı tüccar Mehmet Bey yaşamının son günlerini geçirirken uzun süredir bir araya gelmeyen aile üyeleri ve yakın çevresi evde toplanır. Bekleyiş uzadıkça geçmişten kalan kırgınlıklar, gizli beklentiler ve miras etrafında şekillenen hesaplar ortaya çıkmaya başlar.
Muzaffer Mehmet Çağlar ilk uzun metrajında büyük olaylardan çok evin içindeki sessizliklere ve insanların birbirlerini izleme biçimine ağırlık veriyor. Mehmet Bey’in yaklaşan ölümü dramatik bir olay olmaktan ziyade aile içindeki eski dengeleri çözen bir basınca dönüşüyor. Projenin daha önce Saraybosna Film Festivali kapsamındaki CineLink Producers’ Lab’e seçilmiş olması da filmin uzun geliştirme sürecine işaret ediyor.
Varlık’ın merak uyandıran tarafı aile mirasını yalnız maddi bir paylaşım problemi olarak değil, insanların birbirlerine yıllarca söylemedikleri şeylerin ortaya çıkmasına neden olan bir eşik olarak kullanması.
8 Beklenti (2026)

Ücra bir Anadolu köyünde kadın doktorun ölü bulunması köy halkını şüphe ve söylentilerin içine sürükler. Doktordan gördüğü tedaviyi toplumsal baskı nedeniyle açıklayamayan bir çoban baş şüpheliye dönüşür. Huzur aramak için köye gelen bir avukat ise kısa sürede olayın ve köydeki beklentilerin merkezinde kalır.
Ali Özel’in çıkış noktası klasik bir cinayet gizemine yakın görünse de hikâyedeki temel gerilim, delilden çok insanların birbirleri hakkında neye inanmak istediğinde yatıyor. Çobanın tedavisini saklama zorunluluğu, köydeki toplumsal baskıyı soruşturmanın doğrudan parçası haline getiriyor. Dünya prömiyerini Adana’da yapacak film için ilk eleştirel karşılıklar da festival sırasında oluşacak.
Beklenti, yarışmada suç ve gizem damarına en fazla yaklaşan yapım. Bir cinayetin çözümünden ziyade şüphenin küçük bir toplulukta nasıl yayıldığına bakma potansiyeli taşıyor.
7 Canavar (2026)

Roman yazarı Kemal Sönmez bir imza günü için geldiği küçük Anadolu şehrinde yıllardır görmediği kuzenleri Aslı ve Derya’yı ziyaret eder. Üçlü, uzun zamandır yapmadıkları aile yemeği Kapama’yı yeniden hazırlamaya karar verir. Yemek ilerledikçe Kemal’in gelişinin gerçek nedeni de açığa çıkmaya başlar.
Canavar’ın 75 dakikalık yapısı ve büyük ölçüde üç oyuncu üzerine kurulan kadrosu, Tunç Şahin’in hikâyeyi yoğun ve kapalı bir aile yüzleşmesine dönüştürdüğünü düşündürüyor. Kapama yemeğinin hazırlanışı yalnızca gündelik bir eylem değil; geçmişte ortaklaşa yaşanmış ancak konuşulmamış bir olayın yeniden masaya gelmesini sağlayan dramatik bir ritüel.
Tülin Özen, Gülçin Kültür Şahin ve Hakan Emre Ünal’dan oluşan üçlü kadro filmi yarışmanın oyunculuk odaklı yapımlarından biri haline getiriyor. Dünya prömiyerindeki ilk seyirci tepkileri özellikle merak konusu.
6 Moda Evlilik (2026)

Yeni evli Mert ve Ege, yaratıcı hayatlarıyla ilişkilerini aynı anda sürdürmeye çalışır. Biri sinemacı, diğeri sosyal medya fenomeni olan çiftin evliliğinden altı farklı an, kesintisiz sahneler ve doğal oyunculuklar üzerinden anlatılır.
Miraç Atabey filmin yapısını William Hogarth’ın Marriage A-la-Mode resim serisinden ödünç alıyor. Daha dikkat çekici olan ise ikinci uzun metrajını tamamen özkaynakla ve sektör desteğinden bağımsız üretmiş olması. Kesintisiz sahnelerle kurulan altı parçalı yapı, festival programındaki daha geleneksel dramaların yanında biçimsel açıdan farklı bir yer açıyor.
Moda Evlilik’in Altın Koza’daki konumu yalnız anlattığı ilişkiyle ilgili değil. Üretim modeli de filmi günümüz bağımsız Türkiye sinemasının finansman ve yaratıcı özgürlük tartışmaları açısından ilginç bir örneğe dönüştürüyor.
5 Bir Arada Yalnız (2025)

İleri evre hastalığı bulunan 19 yaşındaki İzzet günlerinin önemli bölümünü sanal gerçeklik dünyasında geçirir. Annesi Reyhan sosyal medyada oğluna çare ararken, babası Abdi inanç ve alternatif tedavi yollarına yönelir. Aynı evde yaşayan aile, yaklaşan kayıpla birbirinden farklı biçimlerde baş etmeye çalışır.
Ali Vatansever gerçek dünya ile VRChat görüntülerini aynı aile dramında buluşturuyor. Teknoloji burada yalnız görsel bir yenilik değil; İzzet’in sınırlanan bedeni karşısında sonsuz hareket alanı sağlayan başka bir yaşam biçimi. Film Tallinn Black Nights’ta dünya prömiyerini yaptı ve Vatansever’e ana yarışmada En İyi Yönetmen ödülünü getirdi.
Bir Arada Yalnız festival yolculuğunu ödülle başlatmış birkaç yarışma filminden biri. Dijital kimlik, hastalık ve aile içindeki farklı umut biçimlerini aynı hikâyede birleştirmesi onu programın güncel meselelerle en doğrudan temas kuran yapımlarından biri yapıyor.
4 Karanlıkta Islık Çalanlar (2025)

İşsiz yazar Toprak yurt dışına gitmenin yollarını ararken annesi Suzan kendi gençlik hayallerini kızı üzerinden gerçekleştirmeye çalışır. Yeni emekli Melih ise sivil hayata uyum sağlayamaz. Melih’in karşılaştığı doğaüstü ziyaretçinin ardından aile, terk edilmiş hayallerinin gerçek hayaletleriyle yaşamaya başlar.
Pınar Yorgancıoğlu ekonomik ve kuşaksal sıkışmışlığı doğaüstü unsurlarla birleştiriyor. Melih, Suzan ve Toprak’ın her birinin başka bir çıkış araması aileyi tek bir kriz yerine üç farklı başarısız gelecek tasavvurunun içinde bırakıyor. Filmin IFFI Goa’daki dünya prömiyerinden sonra Altın Koza’ya gelmesi de uluslararası festival dolaşımını genişletiyor.
Gerçek hayattaki ekonomik ve toplumsal sıkışmayı literal hayaletlerle yan yana getiren film, yarışmanın ton olarak en alışılmadık işlerinden biri.
3 Ölü Köpekler Isırmaz (2026)

Yasa dışı atık ticaretinin alt basamağında çalışan İsmet ile çocukluk arkadaşı Dogo, bir gün kendi çöp imparatorluklarını kurmanın hayalini kurar. Suç ağında yükselmek için aldıkları görevler ağırlaştıkça hem dostlukları hem de içinde yaşadıkları dünya giderek daha kirli bir hale gelir.
Nuri Cihan Özdoğan ilk uzun metrajında organize suç filminin kurallarını Türkiye’nin uluslararası atık ticaretiyle kesişen karanlık bir alana taşıyor. Çöp burada yalnız arka plan değil; insanların ve ilişkilerin ne kadar kolay harcanabilir hale geldiğinin ekonomik karşılığı. Rotterdam’ın Bright Future bölümünde yapılan dünya prömiyeri filmin keşif değerini de güçlendirdi.
Çevre meselesini didaktik bir mesaj yerine suç ekonomisinin içine yerleştirmesi, Ölü Köpekler Isırmaz’ı yarışmanın konu açısından en keskin filmlerinden biri haline getiriyor.
2 Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri (2026)

Karadeniz kıyısında yaşayan Gül sıra dışı bir doğumun ardından insan biçiminde olmayan bir varlığı dünyaya getirir. Çevresinin korkusu ve dışlaması karşısında çocuğunu korumaya karar veren Gül, annelikle korkunun giderek birbirine karıştığı bir hayatın içine girer.
Alphan Eşeli sosyal dramı creature feature ve folk korkuyla bir araya getiriyor. Hazar Ergüçlü’nün karakteri üzerinden anneliği güvenli ve idealize edilmiş bir alan yerine dışlanma, beden ve koşulsuz bağlılıkla ilişkilendiriyor. Dünya prömiyerini Tribeca’nın tür sinemasına ayrılan Escape From Tribeca bölümünde yapması filmin uluslararası konumunu da netleştiriyor.
Altın Koza yarışmasının tür sinemasına en açık biçimde yaklaşan filmi Mutter. Türkiye prömiyerini Adana’da yapacak olması da festivalin en dikkat çekici gösterimlerinden birini oluşturuyor.
1 Günyüzü (2026)

Müzisyen Suna, tahliye kararı verilen çocukluk köyüne geri döner. Yıllar önce kaybettiği kız kardeşinin ölümünden sorumlu tuttuğu Bekir’le yüzleşmek ister ancak Bekir’in demans nedeniyle hafızasının büyük bölümünü kaybettiğini öğrenir. Köyde geçirdiği süre Suna’yı geçmişte bıraktığı ilişkilerle yeniden karşı karşıya getirir.
Banu Sıvacı kuraklık nedeniyle çatlayan köyü Suna’nın aile hafızasındaki kırılmalarla yan yana getiriyor. Bekir’in demansı ise klasik bir hesaplaşmanın önünü keserek gerçeği öğrenmenin kendisini daha karmaşık hale getiriyor. Berlinale Forum’da başlayan yolculuk, Taormina’da En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil dört ödülle devam etti.
Günyüzü Altın Koza’ya gelmeden önce yarışmanın uluslararası alanda en fazla karşılık bulan filmi. Banu Sıvacı’nın Adana doğumlu olması da filmin festivaldeki dönüşüne ayrı bir yerel bağ kazandırıyor.





Bu Temada Devam Et
Türk Korku Filmleri: Unutulmuş ve Gözden Kaçmış 10 Yapım
2026’nın Şimdiye Kadarki En İyi Festival Filmleri: Cannes, Berlin ve Diğer Festivallerden Öne Çıkanlar
Son 20 Yılın En İyi Türk Filmleri: En İyi 10 Film
Yeni Yunan Sinemasına Başlamak İçin 7 Film